AdSense Bot banayolla.com Bankalara saldırı bedava office css bilinmeyenleri css komutları CSS özellikleri dakika Deep Crawl DNS dosya indirme sitesi facebook fake bank film ve müzik indirme flash Fresh Bot google adsense Google botları Google DNS hacker saldırısı HTML 5 internet internet reklamcılığı internette para kazanma Kaçak indirme Kaçak kullanım mahkeme MSN msn kameranı gizle MSN kamerasını gizlemeş msnde konuşurken kameranı gizle msn reklamlarından kurtulmak MSN virüsü Rapidshare Rapidshare' e mahkeme Rus hacker SEO tasarım tasarımda css teknoloji web WebMaster windows 7 windows yenilikleri windows 7 ve office Wordpress yeni fikirler bulma
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.
Teknoloji alanında bir çok yenilik duyuyoruz. Ya duymadıklarımız ne alemde? Bir çok okuyucu duymadıklarımız da neler diye sorabilir. Bunları yeni çıkan teknolojinin olumsuz yanları. Örneğin mail uygulamaları çıktığında kötü niyetli kişiler tarafından mail adresi sahibinin bigilerini çalmak isteyen bir sürü mail gönderildi. Bunların hepsi Hacker adında ki sanal korsanlar tarafından yapılmakta. Peki şu anda yeni çıkan ve kullanmakta olduğumuz teknolojilerden hangisi ve hangileri bu kişiler tarafından nasıl aşılıyor merak ettiniz mi?
Chip online sitesinde ki yazı dikkatimi çekti ve buraya koymak istedim. İşte yazı ve ayrıntıları:
Biyometri, geleceğin güvenlik sistemi olarak görülüyor. Bu anlamda geliştirilen el-damar taraması ve göz tanıma teknolojileri, temas olmadan tanımlama yapmaya imkan tanıyor.
Bu teknolojilerin ön plana çıkma sebebi ise parmak izi teknolojisinde geride çok iz kalması. Özellikle de yüz tanıma işlemi, webcami olan dizüstü bilgisayarlarda geleceğin standardı olarak görülüyor. Ancak Vietnamlı bir grup bilim adamının yaptığı son açıklama, biyometrik güvenlik çözümlerinin de aslında hacker’ların gazabına uğrayabileceğini gözler önüne serdi. Uzmanlar, Lenovo, Asus ve Toshiba laptoplarda bulunan yüz tanımaya dayanan kimlik doğrulama sistemlerini kolayca aşabildiklerini ifade ederken, bunu yapabilmek için sadece bir fotoğrafın yeterli olabileceğine dikkat çektiler.
Kullanıcıların birçoğunun haberdar olmadığı bir diğer zayıf nokta ise uygulama güncelleştirmelerinde bulunuyor. Bilgisayarlarında bulunan yazılımları güncelleştirmek isteyen kullanıcılar, aslında bir yandan da bilgisayarlarına malware bulaştırıyor olabilir. Radware isimli bir yazılım firmasında faaliyet gösteren güvenlik uzmanı Itzik Kotler, uygulamaların güncelleştirilmesiyle birlikte malware’lerin nasıl bilgisayarlara sızabileceğini basit bir dille anlattı. WiFi üzerinden kullanıcının bağlantısı özel bir araç ile kaçırılıyor, daha sonra güncelleme yerine zararlı yazılım gönderiliyor, işte bu kadar basit. Her ne kadar bu tip bir zayıf noktası bulunan 100 uygulamayı tespit eden uzmanlar, bu uygulamaların adlarını açıklamaktan kaçınırken, bu yazılımların daha çok CD yazma, video player ve diğer bazı popüler uygulamalarda görüldüğüne dikkat çekiyor. “Uygulamaların birçoğu güncelleştirme işlemi için http geçişini kullanır” diyen Kotler, hacker’ların bu sayede isterlerse yazılımları malware’lerin bolca bulunduğu bir başka siteye de güncelleştirme işlemi için kandırıp gönderebildiğinin altını çiziyor.
Kullanıcıların dikkatinden kaçan, ancak daha sonra başlarına fazlasıyla iş açabilecek bir güvenlik problemi vardır. Sabit disklerde bulunan veriler, kullanıcıları zor durumda bırakabilir. Benzer bir durum, geçtiğimiz yıl, bir grup araştırmacının gizli ABD savunma füzelerinin tüm detaylarını ele geçirmelerinde yaşanmıştı. Araştırmanın konusu ise, silindi sanılan verilerin bir sabit diskte nasıl geri getirilebildiği idi…
Her ne kadar kullanıcılar sabit diskteki bilgilerini temizlediğini sansa da, aslında elden çıkarılan ve yeni sahibinin eline geçen sabit diskteki bu silindiği sanılan bilgiler geri getirilebilir. Bu nedenle sabit diskinizi elden çıkarırken mutlak suretle format atmalı ve (Windows XP altındaysanız Hızlı Format’ı değil Kapsamlı formatı seçmelisiniz) ancak bu bile verilerinizin üçüncü kişilerin eline geçmesinin önüne geçemeyebilir.
iPod, hacker’ların nasıl bir silahı olabilir demeyin; zira gün geçtikçe hacker’ların kullandığu metotlar da akılları fazlasıyla zorlamaya yetiyor. Bir müzik oynatıcı olan iPod, hacker’larca istendiğinde bir hacker aracı olabiliyor. Örneğin şifre kırma ve uygulamaların kırılması söz konusu olduğunda iPod tercih edilebiliyor. “Ölçüleri itibariyle son derece az yer kaplayan iPod’lar, laptop taşımaktan daha elverişli” diyen profesör Thomas Wilhelm, laptopla bir bankaya girmektense iPod’la bankaya girmenin daha az dikkat çekeceğine vurgu yapıyor. Yani diğer bir deyişle, iPod istendiğinde taşınabilir bir hacker aracı olarak da kullanılabiliyor. Bunun için içerisine hack yazılımları kuruluyor ve iPod ağlara bağlanarak saldırı düzenlenebiliyor.
ATM sistemleri de aslında hacker tehdidi altında bulunuyor. Hacker’lar ATM’lere sızabildiği gibi klonlanmış sahte banka kartları dahi oluşturabiliyor. Ancak bazı uzman hacker’lar işi biraz daha ileri bir noktaya götürerek tek bir marka banka sistemini hedef alabiliyor. Örneğin sadece Diebold ATM sistemini kullanan kullanıcıların bilgilerini çalmak amacıyla özel bir trojan’in geliştirildiği yakın zamanda güvenlik uzmanlarınca kamuoyuna duyurulmuştu. Bu işi yapan hackerların sıradan saldırganlar olmadığı, sistemin işleyişini çok iyi bilen kişiler olduğu açıklandı. Bazı ATM’lere fiziksel müdahale ile trojan yüklenerek kart bilgileri çalındı.
Hacker’ların başvurduğu bir diğer yöntem ise SMS çökertme olarak biliniyor. Kurbanların cep telefonlarına DoS (Denial of Service) saldırısında bulunan hacker’lar, böylece kurbanın cep telefonuyla metin girişi yapmasının önüne geçiliyor ve bu özellik işlevsiz kalıyor. Telefonu kapatıp açmak da bu saldırılardan maalesef cep telefonunu korumaya yetmiyor. “Araştırmacı Tobias Engel, cep telefonlarından bilgi çalmanın ya da başkaları üzerinden görüşme yapabilmenin bu yöntemle mümkün olmadığını açıklarken, cep telefonların aslında devamlı ağa bağlı bilgisayarlar olduğunu ve hacker’ların da mobil cihazlara yöneldiğine dikkat çekiyor.
Bir gün e-postanızı açıyorsunuz ve o da ne! Microsoft’un eski patronu ve dahası dünyanın en zengin adamı Bill Gates, size LinkEdin davetiyesi göndermiş. Şimdi LinkEdin de nedir diye soranlarınız için bu platformu ayrıca açalım: LinkEdin, daha çok iş ağı olarak bilinir ve kullanıcıların kariyerlerini paylaşarak iş bulabilmesine ve işverenlere kendilerini tanıtabilmesine olanak sağlar. Bill Gates’in bu bağlamda Linkedin davetiyesini kullanıcılara göndermesi kullanıcıların aklını başından alabilir. Ancak elbette Bill Gates’in maalesef bu davetiyeden bir haberi yok; zira bu da hacker’ların aslında son oyunlarından sadece bir tanesi ve e-posta süzgeçleri bunu durduramıyor.
Kaynak: Chip Online
follow: